hiç

16/5/2009 - ceset evi







Bir gece yatağımın başında gözlerinden kan damlayan bir çocuğun çığlığıyla uyanıyorum. Yüzüm kıpkırmızı, ellerim kan. Uzatıyor elini...


Donuyor bedenim, ellerime bakıyorum ateşler içinde yanıyor. Ve kendiliğinden gidip konuveriyor karanlığına. Açılıyor pencereler , bırakıyorum kendimi çocuğun ellerine.
Öylece duruyor siyah bir yerde. Sonra kayboluyor. Demir kapılardan içeri giriyorum . Siyahlarla yokuşları yazılmış bembeyaz taşlar. Dünyanın asıl kalbinin attığı yer. Ceset evi açılıyor önümde.
Adımlarımın sesini duyamıyorum sağır olmuş kulaklarım. Derin bir sessizlik tutup kollarımdan çekiyor beni, en derinlerine. Tüm sesler karışıyor birbirine. Herkes kemikten bedenleriyle dikiliveriyor karşıma.
"Hayır kaçmalıyım bu girdaptan" dese de bedenim. Ruhum karşı çıkıyor. "İşte senin mezarlığın. Yargılamadan gömdüğün tüm insanlar karşında." diyor.
Kayıyor toprak ayağımın altından. Ben kayboluyorum. İskeletler yarışırcasına siyahlarla örüyorlar duvarlarımı...
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/5/2009 - turab




güneşle çıkagelen gökyüzü dağların arkasından gülümseyince toprağa. Esmer teni günlerdir yanıp kavrulan

toprak,  yorgun bedenini hafifçe kaldırıp, çattı kaşlarını astı suratını gökyüzüne.

Gökyüzünün gülümsemesi kaldı yarıda; bu bir emirdi sanki sevgiliden.

Çağırdı bulutlarını, çarptı birbirine, ihlal etti tüm fizik kurallarını.

Bir güzel serinletti Turab’ tan olanı. ıslak taneler ağdırdı göğünden yüzüne toprağın. Sadece yüzü gülsün diye , asmasın suratını diye.

Turab inatçıydı; asiydi, çok güzeldi belki ama huysuzdu.

“Dur artık yeter; çamur ettin beni, aslıma mı döndüreceksin? Değersiz mi yapacaksın beni? ” diye sürüp giden bir sürü, acıtan cümle kurdu bu sefer de. Gök anlam veremedi; nasıl memnun edebilirdi bu asil ve güzel toprak evladını. “Peki” dedi olgun başını kaldırıp ; aynı sakinlikte bulutlarını ayırdı, tekrar kurutmak için o ıslak bedeni, güneşini gösterdi. Hatta dedi ki:” Bu hediyemi de kabul et. Şafağa bak!”

Kaldırdı sinirli başını Ebu Turab gördüğü çok güzeldi. Daha önce yan yana gelmeyen renklerden kurulu bir ebemkuşağı. Az da olsa sakinleşti. Durulmadı ama, kaynıyordu içi kıpır kıpır. Bir bardak gökyüzü içmesi ne kadar söndürebilirdi ateşini.

Gökyüzü toprağa aşıktı, ne dese hayır diyemezdi. Asla. O şımarıklık yapıp ne isterse, karşılıksız bırakmadı isteklerini. Bazen bembeyaz pamuk örtülerle kapladı  , çıplak vücudunu, gelinler gibi süsledi. Ardından yeşile kapladı o yanık tenini. Üzerine çiçekler kondurdu. Daha da bir  güzelleştirdi.  Bazen içini ısıttı, sıcacık yaptı. Dokunmak istedi, yaktı.Yandı. Sonra su serpti içine. Yağmurlar yağdırdı üzerine.

Döngüsel süreç devam ederken, toprağın oğlu yine mutsuzdu, yine suskundu, yine sinirliydi. Bir kez; tüm güzelliğiyle kafasını kaldırıp da gökyüzüne baksaydı, gözleri gözlerine değseydi. Elini uzatsaydı. Tutamasa da… Rüzgarlarla koklasaydı tenini… İşte bütün çaba bunun içindi .Bir kez olsun diye.

 

Aşktı bu; gökyüzü ümitsiz olmadı , biliyordu birgün o kavuşamayan yer ve gök kavuşacaktı. Toprağın yanan ateşi sönecek ,durulacaktı.

 

Azap günü de olsa, kurtuluş günü de olsa o gün , kavuşacaklardı.

 

Sarılacaktı gök yere, Sarsılacaklardı.

 

“Yer ve gök o büyük sarsıntıyla sarsıldığı zaman”

O gün…

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/1/2009 - ürperti...


Adım gibi eminim ey bahtımı karartan ürperti 
yeter ki bir ışık yak şu solan gönlüme
yoksa iflah olmaz bu deli...
 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/12/2008 - bayram


Bu İbrahim'in dinidir; kana susamış tanrıların, mazoşistlerin ve işkencecilerin değil. İnsanın mükemmelliğe ulaşmasının, bencillikten ve hayvani arzularından kurtulmasının hikayesidir yaşanan. İnsanın daha ulvi bir makama ve aşka, ve bilinçli bir insan olarak sorumluluklarını yerine getirmesine engel olacak her şeyden azade olduğu bir iradeye yükselişidir...

...Hikaye, bir koçun kurban edilişiyle sona eriyor. Bu, Yüce Allah'ın tarihin en büyük insan trajedisi sonuna ilişkin dileğidir - birkaç aç insanı doyurmak için bir koç kurban etmek.

Sen de İbrahim gibi kendi İsmail'ini getirmelisin Mina'ya. Senin İsmail'in kim? Ancak sen bilebilirsin, başkası değil. Belki eşin, işin, yeteneğin, gücün, cinsiyetin, statün vs. Ne olduğunu bilmiyorum, ama İbrahim'in İsmail'i sevdiği kadar sevdiğin birşey olmalı. Senin özgürlüğünden çalan, görevlerini yerine getirmeni engelleyen, seni eğlendiren, hakikatı duymaktan ve bilmekten alıkoyan, sorumluluk kabul etmektense meşrulaştırıcı sebepler ürettiren ve seni sadece gelecekte senden gelecek yardım için destekleyen ne varsa; işte bunlar onun işaretlerindendir. Onu arayıp bulmalısın. Eğer Allah'a yaklaşmak istiyorsan, İsmail'i Mina'da kurban etmen gerek.

İsmail'in yerine geçecek koçu (fidye) sen tespit etme, bırak Allah sana yardım etsin ve bir hediye olarak göndersin. O, koçu ancak bu şekilde kurban olarak kabul eder. Koç ancak İsmail'in bedeli olduğunda kurbandır; yalnızca kurban olsun diye koç boğazlamak ise kasaplıktır."
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/12/2008 - Abece’nin yalnızlığı


Abece’nin yalnızlığı

adınla başladı  hayat

bak ağlama sesi kadar yırtıcı

cengaver kadar güçlü çıktı işte

derinden geldi bir kuyu uzaklığı bu sanki

elimi uzatınca tutacaktım belki elini

fark etmez dediğim hallere bürünüp

geçici hayalperestlikler kuşanıp

hep zindan kulelerde esir kalıp

ışığını beklemek kim bilir bu delilik

incitmeden demir parmaklıkları ,dokunmak yüzüne

jargon bir yürek nasıl atarsa

kesik kesik

lami cimi yok ölecek işte öyle ; kesip

merhem olduğu yaraları söküp

neşterler vuracak yeniden kırıp döküp

olsun, en ağdalısından bir dille konuşup

ölsün, tüm harfler kalsın apışıp

pejmürde kıyafetlerle saklasın kendini ; yalnızlık

resmini çizsin aynalara da dilini boğazına gömsün

sesini çıkarmasın bir daha

şerefli bir ölüm sansın bu

tanrı’dan arta kalan

ulaklı bir kötürüm gelsin gökten

üzülsün sonra kördüğüm; varsın çözülsün

yalnızlık başa belamısın düş yakamızdan

zehir zıkkım olsun içirdiğim gecelerim, geçmesin  hiç boğazından…

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

susku

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım